Neden Aynı Hatayı Sürekli Yapıyorsun? Alok Kanojia'dan Notlar


LARTES Okuma-Dinleme Notları

"Bugün yazdıklarım dün düşündüklerimdir, yarın değişebilir, umarım da değişir."

Dilerseniz bu ileti üzerinden, dilerseniz yavuz@lartesnotlar.com’a e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz

Neden Aynı Hatayı Sürekli Yapıyorsun? Alok Kanojia'dan Notlar

AYNI HATALARI ISRARLA YAPMAMAK İÇİN

Bugün okuyacağınız notlar uzun zamandır takip ettiğim Dr. Alok Kanojia’nın yaklaşımını içeriyor. Konuşmadan aldığım notlar toplam 9 sayfa tutmuş. Buraya 9 sayfanın tamamını koysam kimse okumaz. Bu yüzden o dokuz sayfayı da özetleyip kısalttım ve toplamda 7-8 dk ayırarak okuyabileceğiniz bir formata getirmeye çalıştım. O nedenle direkt çeviri yapmadım. Anlaşılır hale getirmek ve özetlemek için notlarım arasıdan kendi cümlelerimle sizlere aktarmak istedim. Yer yer Alok’un söylediklerini direkt çeviri olarak da koydum. Kimisi benim Alok'tan ilhamla kendi notlarım ve ifadelerim, kimisi Psikiyatrist Dr. Alok’un ifadeleri. İkisini birleştirmek daha kolay ve makul geldi. Hangisi benim hangisi Alok’un ayırmanız zor olabilir. Defterde bunları ayırmak benim için de kolay olmuyor. Çok da önemli bulmuyorum. Zaten gönderdiğim notlardaki tüm parçalara da katılmıyorum. Mühim olan işe yaraması.

ÖNEMLİ

Bu içerik, okuyan herkesin sorununu çözmeyecektir. Unutmayalım ki herkes kendi şartlarınca biriciktir ve tek bir yaklaşım her zaman-her durumda-herkesin işine yaramayabilir. Bunu kabul ederek okumaya başlamanız önemli. İyi haber ise şu. Okuyan herkese öyle ya da böyle yardım edecektir. Hatta bazılarınızın değişimine bugün büyük bir katkı sunacağından eminim. Büyük bir ümit ve sabırla okuyun derim. Faydasını görüceksiniz.

Beynimiz düzeltici aksiyonları alırken temelde 2 süreç izliyor.

  1. Kontrafaktüel düşünme
  2. Motivasyonel bileşen

Alok şu örneği veriyor;

Aracınızla A noktasından B noktasına gitme planınız var. Öncelikle A’dan B’ye nasıl gideceğinizi gösteren bir haritaya ihtiyacınız var. Kontrafaktüel düşünme(ne olduğunu anlatacağım) bu haritayı inşa etmenize yarıyor. Fakat aracınız haritayla çalışmaz değil mi? Yakıta ihtiyacınız var. İşte bu yakıtı motivasyonel bileşen olarak düşünebilirsiniz.

Alok’un ifadesiyle, çalıştığı insanlar genelde bu iki maddeden sadece bir tanesi üzerine gereğinden fazla düşüyor ve diğer önemli bileşeni unutuyor.

Halbuki beynin düzeltici aksiyonu(corrective action) alması için bu iki süreç birlikte işliyor.

Bugün, 2.maddeye, hatayı düzeltmek için ihtiyacımız olan motivasyonun kaynağına değineceğiz.

(Beyin bölgeleri, birbirinden tamamen izole ve salt lokalleşmiş bir şekilde çalışmaktan ziyade, oldukça bağlantısal ve birbiriyle ilişkili bir yapıda çalışır. Beyin, farklı işlevler için belirli bölgelere sahip olsa da, bu bölgeler sürekli olarak birbirleriyle iletişim halindedir. Ancak aşağıdaki örneklemeler anlaşılmayı kolaylaştırmak için böyle verilmiştir.)

Beynimizin farklı duygusal devreleri temsil eden farklı bölgeleri var. Örneğin hayatta kalmamızla temelden ilgili duyguların merkezi olduğunu bildiğimiz Amigdala.

Buraya korku, kaygı, öfke gibi duyguların merkezi diyebiliriz. Bu tarz duygular bir kertenkelenin de hissettiği duygulardır.

Beynimizde başka bölgeler var ki, ‘yüksek insani duygular’ olarak nitelendirdiğimiz, sosyal tabiata sahip duygularla daha fazla ilişkilidir. Bu duygular, utanç,suçluluk vs.(shame and guilt).

Bu tarz sosyal duygulara, evrimsel olarak bize oldukça yakın olan şempanze türlerinde de rastlıyoruz.

Harekete geçirici duyguların rahatsız ediciliği

Hayatta kalmamız için önemli durumlarla ilgili aldığımız sinyaller genelde rahatsız edicidir değil mi? Açlık duyunuz olduğu için hayatta kalma adına en önemli faaliyetlerden biri olan beslenme için aksiyon alırsınız. Açlık iyi hissettirmez, aç olduğunuzu ve beslenmeniz gerektiğini size haber verir. Siz düzeltici bir aksiyon alır, beslenirsiniz ve daha iyi hissedersiniz.

Öyle ki bedenimiz, bizi kötü hissettirdiğinde, bu hisler düzeltici hareketi almamız için itici güç görevi görür. Yani onlara ihtiyacımız var.

Peki utanç hissi bizde neyi tetikler?

Utanç duygusunun, bizler gibi yüksek sosyal örüntüler gösteren türlerde, düzeltici davranışı teşvik etmek için tasarlanmış olduğunu düşünüyoruz. Evet, tekrarlayalım. Utanç temelde, düzeltici davranışı teşvik etmek için tasarlanmış bir duygudur.

Tam da bu nedenle beynin düzeltici aksiyonu alması için BAZI durumlarda sağlıklı bir utanç duygusuna ihtiyacı vardır.

Sağlıklı bir utanç ile toksik utanç arasındaki farka ufak değinelim. İkisi oldukça farklı konseptler.

Toksik utanç, kişinin kendisi hakkında hissettiği özdeğeri zedeler ve bireyin yanlış bir şey yapmasa bile kendini sürekli suçlu hissetmesine sebep olur. Bu durumda düzeltici davranışa yol açmaktan daha çok hatanın tekrarlanmasına sebep olur.

Bu yüzden utanmak normaldir ve utanç hareketle ilgilidir. Yaptığınız hareket veya eylem siz değilsiniz. O sizin bir hareketiniz.

Utanca hareketi düzeltmek için ihtiyaç hissederiz. Eğer biri hareketin kendisini sizin öz değerinizle ilişkilendirip size saldırmaya çalışıyorsa (veya siz bunu kendi kendinize yapıyorsanız) bu genelde hareketin düzeltilmesi ile ilişkili değildir. Hatta sizin özdeğerinize (bilinçli veya bilinçsiz) olumsuz bir müdahaledir. Bu toksik bir utancın doğmasına sebep olabilir.

Bunun farkında olmak sizden ortaya konan ve pişman olduğunuz bir hareketle-özdeğeriniz arasında sağlıksız ilişkilendirmeler kurmanızı engelleyebilir.

Utanç sizi harekete geçirmek için vardır. Daha ciddi bir çözümlemeye ihtiyaç duyulan toksik utanç ise sizi genelde hareketten alıkoyar.

Utanmak illa kendimizi yerden yere vurmak, evlerden çıkmamak, ağlamak, kızarmak değildir. Bunlar da utancın bir sonucu olabilir ancak karşımızdaki bunları yaşamıyor diye kişi utanmıyor anlamına gelmez.

Karşımızdaki kişinin bunları yaşamasını istemek, o kişiye utanç duygusunu hatırlatmaya çalışmaktan ziyade, sağlıksız bir takım arzularımızı tatmin etmenin yolunu aramak olabilir. Buna dikkat etmeliyiz.

Toksik, sizi içine hapseden ve bedeninizden asla uzaklaşmadığını hissettiğiniz, tüm hareketlerinizde adeta bir nöbetçi gibi bekleyen bir utanç-suçluluk duygusuna ihtiyacınız yok.

Bahsettiğimiz sağlıklı utanç, diğer tüm duygular gibi geçici olan utançtır.

Eğer ki utanç tüm muhtemel aksiyonların önünde, gitmek bilmeyen bir muhafız gibi bekliyorsa, bu tamamen başka bir konu. Bu utancın toksik utancın kendisi, hatanın tekrarındaki temel nedenlerden biri dahi olabilir. İkisini ayırmak önemli. Bunu çözümlemek için bir profesyonele danışmanız hayatınızı baştan yaratabilir.

Eğer öyleyse, ertelemeyin.

KONUYA GERİ DÖNELİM

Demiştik ki beynin düzeltici aksiyonu alması için BAZI durumlarda sağlıklı bir utanç duygusuna ihtiyacı vardır. İşte aracın yakıtının geldiği yer de burasıdır.

Neyi yanlış yapmış ve bunun sonucunda utanç hissediyorsak; bu duyguyu, o durumu düzeltmek için bir motivasyon kaynağı olarak kullanırız.

Arkadaş ortamına çıktığında seni utandıran birkaç olay yaşamış veya utanman gerektiğini düşündüğün bir şey yapmış olabilirsin. Ömür boyu yalnız mı takılacaksın? Tabii ki de hayır. Bu süreçten sonra arkadaşlık kurman için ihtiyacın olan şey yine arkadaşlık imkanı olan ortama girmek. Arkadaşlık imkanlarının hepsinden kaçmak değil.

Zaman, tekrar benzer bir ortamda bulunarak, aldığın dersi deneme zamanı.

Tekrar hata yapabilirsin.

Bu çok güzel.

Demek ki öğreneceğin yeni şeyler var ya da düzeltici davranışı inşa etmek için ihtiyacın olan haritayı gözden geçirmen gerekiyor. (bu haritaya gelecek bölümde değineceğiz)

BEYNİN DÜZELTİCİ DAVRANIŞI ALMASININ ÖNÜNDEKİ TEMEL ENGELLERDEN BİRİ

Fakat düzeltici davranışı eyleme geçirmek için ihtiyaç duyduğumuz motivasyonu bize sağlayacak olan utanç duygusu ile tanışmak yerine onu hissetmemeye çalıştığımızda daha büyük bir sorunla karşı karşıya geliyoruz.

Beynimiz bu düzeltici aksiyonu alamıyor. (ulan beyin...)

Bundan bin yıl öncesinde, hissettiğimiz utanç duygusundan kaçma imkanları bugünkü kadar geniş değildi. Şimdi ise utanç duygumuzu bastırıp harekete geçmemizi engelleyen ve kendisine kaçtığımız sosyal medya uygulamaları, oyun ve internet araçlarıyla çevriliyiz.

Arkadaşların arasında utanmana sebep olacak bir olay yaşadığımızda tekrar aynı ortama çıkmak zorunda bile kalmayabiliyoruz.

Ya da kendi kişisel hayatımızda yaptığımız bir hata sonrası, düzeltici aksiyonu beynimize aldıracak süreci başlatmak adına ihtiyacımız olan utanç duygusunu unutmak-bastırmak için sosyal medyada kaydırıyor; Netflix, instagram ve youtube üçgeninde kendimizi uyuşturarak bu duyguların sağlıklı bir şekilde işlenilmesini engelliyoruz. (Bastırmak değil farkındalık.)

Bu tarz platformların tanıdığı imkanları bir mola gibi veya ihtiyaca yönelik kullanmak yerine; bu imkanları, utancımızdan kaçtığımız ve doğal olarak düzeltici aksiyondan uzak kaldığımız bir alana çeviriyoruz.

Son zamanlarda düzeltici aksiyon alımındaki yetersizliğin yükselişinde, utançtan bizleri kolayca kaçındıran bu tarz aktivite ve uygulamaların etkisi yüksek.

Dr.Alok kısa bir örnekle açıklıyor ve diyor ki;

Günümüz toplumunda, utançla başa çıkmak için geçmişte var olmayan bir alternatif çözümümüz var: kaçış. Artık toplumumuz, utançtan kaçmaya o kadar odaklanmış durumda ki, utancımla yüzleşmek zorunda değiliz. Okulda zorbalığa uğrasam bile, bu kişileri arkadaşım yapmak zorunda değilim; internet üzerinden arkadaş bulabilirim. Eğer kendimden utanıyorsam, elektronik bir cihazla bu utancı tamamen öfkeye ve kine dönüştürüp, internet üzerinden bana kendimi kötü hissettiren insanlara toksik bir şekilde yansıtabilirim. Utancımdan kaçınmak için tüm bunları yapabilirim. Ayrıca, beynimdeki bu devreleri, hatta madde kullanımı gibi şeylerle de kelimenin tam anlamıyla bastırabilirim...

Dr Alok'a göre;

Örneğin kabilende veya okulda bir hata yapıyorsun. Utancın işe yaramasının tek nedeni, her gün okula gitmek veya o kabilede var olmak zorunda olmandı. Sonuçlardan kaçınmanın bir yolu yoktu. Utanç, böyle bir şekilde evrildi; çünkü kabile toplumları veya şempanzeler gibi sosyal hayvanlar düşünüldüğünde, bir insan başka insanlarla etkileşim kurmaktan kaçınamayacağı bir durumda kendinden utanır.

Bu duygular, kaçınılmaz olan sürekli temas koşullarında gelişti. Ancak şimdi, temastan kaçınabildiğimiz için, bu duygu artık işlevini eskisi gibi yerine getiremiyor.

Sosyal türlerde, sosyal duyguların düzgün işleyebilmesi için sosyal ortamlar gereklidir.

Özetle utanma duygusu, sosyal davranış gösteren biz gibi türlerde beynin “düzeltici aksiyonu” alması için asli bir role sahip.

Tam da bu nedenle utancını hissedip anlamak yerine, bundan türlü türlü yollar bularak kaçabilen kişiler, hatalarından ders almada güçlük çekecekleri gibi aynı hatayı ısrarla işleme ihtimallerini de artırırlar.

(Utanç harekete geçmek için vardır, kendimize kötü davranıp özdeğerimize zarar vermek için değil.)

Ancak hatalardan sonra utanma duymayacak kadar kendinizi hissizleştirmek hatayı tekrar tekrar yapmanın temel sebeplerinden biri.

Velhasıl Alok’un yaklaşımıyla, utanma duygusu, düzeltici aksiyonu almamız için ihtiyacımız olan motivasyon için KAYNAK işlevi görüyor.

Belki de bu kaynağı nasıl kullanmamız gerektiğini unutmuş olabiliriz. Artık hatırladınız :)

Peki sadece utanma duygusunu hissetmemiz aynı hatayı tekrar yapmamak için yeterli mi?

HAYIR, YETERLİ DEĞİL! Notların girişinde 2 temel bileşenden bahsetmiştik.

Birincisi kaynağını utanç duygusundan alan motivasyonel bileşen (başka kaynaklardan da alabilir ama utanç duygusu bu kaynağın unutulmuşlarından diyebiliriz.).

İkincisi ise hakkında oldukça yanıldığımız Kontrafaktüel düşünme.

İkisini aynı anda vermek yerine utanç duygusu ve yazılanlar üzerine biraz düşünmeye zamanınız olsun istedim.

Ancak Alok’un oldukça işe yarar bu yaklaşımını pratiğe dökebilmek için Kontrafaktüel Düşünme ve bu düşünme yolunda bizi bekleyen tuzaklardan haberdar olmak gerekiyor.

Aynı hatayı tekrar tekrar yapmamak için bu iki bileşeni iyi kavramak gerek. Gelecek günlerde ihtiyacınız olan bu ikinci bileşenin notları e-postanızda olucak. Kontrol etmeyi unutmayın.

yavuz'dan son not: bu notları kendi iç dünyanızda test edin, kendi tecrübelerinizle eleştirin. Siz ne anlıyorsunuz bu söylenenlerden, düşünmeye vakit ayırın. Belki de sizin utanmaya değil, tüm utancı üstünüzden atmaya ihtiyacınız vardır. İçinize bakın. Bakmakta zorluk yaşıyorsanız, bakmakta tecrübeli birileri ile bakın :). Hayatın genişliği ve zenginliğinden istifade edin ve kendinizi bir duygunun-anlayışın kölesi olmaktan kurtarmanın (eğer ihtiyaç duyuyorsanız) yollarına bakın.

Utanç gibi duyguların işlevi ve birey üzerindeki etkileri karmaşıktır. Herkesin utancı aynı şekilde deneyimlemediğini ve bazı kişiler için utancı hissetmemenin değil, aşırı utancın daha büyük bir problem olduğunu belirtmek önemli. Utanç her birey için aynı işlevselliğe sahip değildir. Bazı bireyler için utanç yararlı bir düzenleyici rol oynarken, diğerleri için yıkıcı olabilir.

Örneğin, toplumdan uzaklaşmanın utancın işlevini yitirmesine yol açabileceğine dair Alok'un verdiği örnek yanlış anlaşılabilir. Bu, modern psikoloji literatürüne uygun bir çıkarım olsa da, bireylerin sosyal bağlantı eksikliğini nasıl deneyimlediği ve bunun utanç üzerindeki etkisi karmaşıktır.

Bazı bireyler, sosyal ilişkilerden kaçınarak kendilerini koruyabilir ve iyileşebilirler.

Ama bunların tümünü kontrafaktüel düşünme üzerine atacağım notlardan sonra birlikte değerlendirin derin.

Muhabbetle,

Yavuz

Yavuz Caner

Lütfen yorumlarını ve iletmek istediğin mesajı bu e-maile karşılık vererek bana ulaştır.

TWITTER
INSTAGRAM
YOUTUBE
SPOTIFY

Cambridge, Massachusetts
Unsubscribe · Preferences

L'ARTES E-BÜLTEN

Sorunlarını çözmene yardım edecek, dünyanı genişletecek, kendi dilinde ulaşamadığın yazar ve uzmanların konuşma ve kitaplarından notlar... Doğrusu şu. Defterimdeki kendi notlarımı paylaşıyorum.

Read more from L'ARTES E-BÜLTEN

LARTES Okuma-Dinleme Notları "Bugün yazdıklarım dün düşündüklerimdir, yarın değişebilir, umarım da değişir." Dilerseniz bu ileti üzerinden, dilerseniz yavuz@lartesnotlar.com’a e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz Patreon'dan Desteklemek İstersen Tıkla Son aylarda günlükte sürekli kendimle tartıştığım bir konuya dair bağımlı bağımsız ufak notları bir sırayla derleyip buraya koydum. Bir 6 ay sonra katılır mıyım bilmiyorum ama dijitale geçsin, burada kalsın. Zihninde neyi nereye koyacağını ve...

LARTES Okuma-Dinleme Notları "Bugün yazdıklarım dün düşündüklerimdir, yarın değişebilir, umarım da değişir." Dilerseniz bu ileti üzerinden, dilerseniz yavuz@lartesnotlar.com’a e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz Patreon'dan Desteklemek İstersen Tıkla Dışarıda var olduğunu düşündüğümüz bir sorun bizden gelen eklemelerden kaçamaz. Gerçeğe olduğu haliyle ve tüm yoğunluğuyla yaklaşmak mümkün olmadığı için sorunlarımız, bizim algıladığımız gerçeklikten çekip yarattığımız modellerdir. Keza çözümler...

LARTES Okuma-Dinleme Notları "Bugün yazdıklarım dün düşündüklerimdir, yarın değişebilir, umarım da değişir." Dilerseniz bu ileti üzerinden, dilerseniz yavuz@lartesnotlar.com’a e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz Neden Aynı Hatayı Sürekli Yapıyorsun? Alok Kanojia'dan Notlar AYNI HATALARI ISRARLA YAPMAMAK İÇİN PART 2 Kontrafaktüel düşünme bir bültende anlatılacak bir konu değil. Fakat Alok'un yaklaşımını kısaca özetlemek mümkün. Lütfen aklınıza takılan şeyi bana doğrudan yazın. İlgililer için...