Dilerseniz bu ileti üzerinden, dilerseniz yavuz@lartesnotlar.com’a e-mail atarak bana ulaşabilirsiniz |
Dışarıda var olduğunu düşündüğümüz bir sorun bizden gelen eklemelerden kaçamaz. Gerçeğe olduğu haliyle ve tüm yoğunluğuyla yaklaşmak mümkün olmadığı için sorunlarımız, bizim algıladığımız gerçeklikten çekip yarattığımız modellerdir. Keza çözümler de bu modellemelere uygun geleceğine inandığımız diğer modellerdir.
Modeller gerçeklikten seçtiğimiz parçalar üzerinden yaratıldığı için, gerçekliğe dair bir temsildir bu yüzden gerçekliğin kendisi değildirler.
Her sorun, ona ev sahipliği yapan birey kadar biricik olsa da sunulan ortak modeller, sorunlarımıza yaklaşabilmek için bizlere yeni imkanlar da sağlar. Kabul etmeli ki kimi çözümler baştan aşağı anlamsızdır. Bu tip bir anlamsızlık genelde sorunun yanlış anlaşılmasından kaynaklanır. Fakat tüm yönleriyle ele alınması kolay olmayan ve kişinin biricikliğinden beslenerek sürekli farklı veçhelerden farklı tiplerde bir anlamaya ihtiyaç duyulan kompleks insani problemlere dair geliştirilen çözümler de türlü türlüdür.
Kimisinin şu an işinize yaramaması yarın yaramayacağı anlamına gelmediği gibi şu an problemimizin tamamına şifa olmasa da şifa yoluna hizmet etmeyeceği anlamına gelmez.
Bu nedenle bir çözüm bizim işimize yaramıyor diye 'zorunlu olarak' faydasız değildir. Bir modelin her şeyi söylemesini ve tüm noktaları doldurmasını beklemek başlı başına bir sorundur ve varması gereken yere sırf 1 vesaitle gidilmiyor diye gitmekten vazgeçmeye, kullansanız sizi menzile vardıracak o 3 vesaitin şöförlerini aptal kullananları ise ahmak görmeye benzer.
Bu çözümlemeyi ya hep ya hiç gibi bilişsel çarpıtmalardan mağdur bir zihin kabul etmekte zorlanır. Çünkü bu zihin hali çözümü, arzulanan bir meyve suyuna bir marketin reyonunda, bir kutu içinde ve arzuladığı markada bulabildiği gibi ulaşmak ister. Eğer yoksa, çözüm yoktur. Gerçek ise bunun tam tersidir. Çözüm vardır, problem dahi genelde kurgulandığı gibi değildir, anlamak için vakit verilirse çok da rahatlatıcıdır.
Karşılaştığımız bir çözüm modeli bizim işimizi görebilir. Fakat bu tarz konularda sunulan çözüm önerilerini bir son durak bilmek yerine onları birer imkan olarak görmek faydalıdır. Çünkü sunulan model sizin sorununuzun direkt çözümü olmayabilir ama kendinizi tanıma yolunda işinize yarayabilir.
Problem olarak algılanan şeylerin çoğu kendimizle sahici bir tanışıklılığın ertlenmesinden beslenebileceği için bu tanışıklığa hizmet, çözümün kendisine de hizmettir.
Çünkü insanın problemlerle arasındaki ilişkisi mahsulün içinden çıktığı toprakla olan ilişkisine benzer. Birinin gelip zarar verdiği kontrol dışı durumlar haricinde, mahsulü ilgilendiren problemlere dair toprağın söyleyeceği çok şey vardır. Bu nedenle sorun bildiğimiz şeye bir süre ara verip, onu nasıl modellediğimize zaman ayırmak, usta bir çiftçinin mahsülün önünü kesen problemi anlamak için toprağa kulak kabartmasına benzer.
İnsan kendi toprağına kulak kabarttıkça, sorun zannettiği şeyler sorun olmaktan çıkabilir. Çünkü modellenen problemin modellendiği gibi olmadığı anlaşılır. Bu durumda problem kesme şekerin çaya girmesi gibi bir daha öyle gözükmeyecek şekilde çözünür. Siz de (eğer şekerli seviyorsanız) çayın tadını çıkarırsınız. Yetmez. Bu tanışıklık, uzun yıllardır farklı suretlere bürünerek var olan problemleri ayrı ayrı çözmekten yorulan insanın imdadına yetişir. Problemlerin bakmayı ertelediğimiz veya haberdar olmadığımız bir iç donanımın çalışma tipinden kaynaklandığını gösterir. Donanım iradi ve otantik bir yol ile yeniden şekillendirilir ve bu insanı dinlendirir.
Peki biz insani donanımlarımızla nasıl tanışır, kendi toprağımıza nasıl kulak kabartırız?
Bana bu konudaki fikirlerinizi çok fazla kesip biçmeden yazabilirseniz sevinirim.
Devamı gelecek.
Yavuz,
Muhabbetle
|
|
Yavuz Caner
Lütfen yorumlarını ve iletmek istediğin mesajı bu e-maile karşılık vererek bana ulaştır.
|
Cambridge, Massachusetts
Unsubscribe · Preferences